Canan Üstüner
Köşe Yazarı
Canan Üstüner
 

TARLADAN RAFA, VİCDANDAN CÜZDANA UÇURUM!

Türkiye’de son yıllarda tüketicilerin en çok canını yakan konuların başında marketlerdeki istikrarsız fiyat hareketleri geliyor.   Haber Düzce'yi takip eden bir okuyucumuzun bu konudan dert yanması üzerine, sadece Düzce'de değil ülkede bitmeyen fırsatçılık ve stokçuluk sorununa eğilmek istedim.   Bu durum sadece ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda güven ilişkisini zedeleyen bir denetim ve etik sorunu olarak karşımıza çıkıyor.   Fahiş fiyat artışlarının arka planında kuşkusuz, aşırı kâr amaçlı fiyatlandırma var. Bu keyfi uygulamalar, piyasa dengesini de bozuyor.   Tarladan rafa gelene kadar ürünün geçtiği el sayısı arttıkça fiyat katlanıyor.   Son olarak Düzce'de de şubesi olan son yılların gözde bir marketine kesildiği gündeme gelen astronomik ceza, tüketiciler olarak nasıl bir fiyat oyunuyla karşı karşıya kaldığımızın adeta ispatı oldu. Halden 50 TL'ye alındığı öne sürülen biberin yüzde 280 gibi bir karla 190 liraya satıldığı birçok basın kuruluşunda yer aldı. Bu tespit üzerine gerekli yaptırımların uygulandığı aktarıldı.   Tüketicinin en çok mağdur olduğu diğer bir konu ise rafta gördüğü fiyatın kasada değişmesi. Takipçimizin bu konuda yaşadığı mağduriyeti aynen iletiyorum.   "Marketler arasında çok aşırı derecede fiyat fark var. Tamam serbest piyasa deniliyor ama aynı ürün aynı marka arasında ucurumlar var. Bir markette bir çayın fiyatı 300 TL başka markette 360 TL. Ben bu çayın aynısını Düzce'de 275 TL'ye aldım. Arada 80 TL fark var 275 satan da kazanıyor 360 satan da kazanıyor. Bir marketten tereyağ aldım; etiket fivatı 175 TL idi. Kasada 250 TL çıktı. Kasiyere söyledim 75 TL iade etti, dikkat etmeseydim 75 TL haksız kazanç elde etmiş olacaktı."   Raf ve kasa fiyatı farkını kimse 'hata' olarak yutmamızı beklemesin... Bence bu düpedüz müşteriyi kazıklama yöntemi...   Unutmayalım; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre; raf fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark varsa, tüketicinin lehine olan fiyat uygulanır. Bu hakkınızı kullanın, aksi bir tutum sergileniyorsa mutlaka "Tüketici Hakem Heyetlerine" veya "Alo 175" hattına başvurun. Her alışveriş sonrası fişinizi kontrol edin. Bazen bir ürünün iki kez okutulması yüzünden de fazla ödeme yapmak durumunda kalıyoruz.   Fahiş fiyat, gıda denetimi ve etiket oyunlarının, sadece tarım ve ticaret müdürlükleri ya da zabıta denetimiyle çözülecek bir konu olmadığı aşikar... Bitmeyen ve hatta artan şikayetler, ihbarlar; yaptırımların caydırıcı olması gerektiğini gösteriyor.   Cezalar caydırmaz, denetimler işe yaramazsa, tüketiciyi kim koruyacak?
Ekleme Tarihi: 30 Mart 2026 -Pazartesi

TARLADAN RAFA, VİCDANDAN CÜZDANA UÇURUM!

Türkiye’de son yıllarda tüketicilerin en çok canını yakan konuların başında marketlerdeki istikrarsız fiyat hareketleri geliyor.

 

Haber Düzce'yi takip eden bir okuyucumuzun bu konudan dert yanması üzerine, sadece Düzce'de değil ülkede bitmeyen fırsatçılık ve stokçuluk sorununa eğilmek istedim.

 

Bu durum sadece ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda güven ilişkisini zedeleyen bir denetim ve etik sorunu olarak karşımıza çıkıyor.

 

Fahiş fiyat artışlarının arka planında kuşkusuz, aşırı kâr amaçlı fiyatlandırma var. Bu keyfi uygulamalar, piyasa dengesini de bozuyor.

 

Tarladan rafa gelene kadar ürünün geçtiği el sayısı arttıkça fiyat katlanıyor.

 

Son olarak Düzce'de de şubesi olan son yılların gözde bir marketine kesildiği gündeme gelen astronomik ceza, tüketiciler olarak nasıl bir fiyat oyunuyla karşı karşıya kaldığımızın adeta ispatı oldu. Halden 50 TL'ye alındığı öne sürülen biberin yüzde 280 gibi bir karla 190 liraya satıldığı birçok basın kuruluşunda yer aldı. Bu tespit üzerine gerekli yaptırımların uygulandığı aktarıldı.

 

Tüketicinin en çok mağdur olduğu diğer bir konu ise rafta gördüğü fiyatın kasada değişmesi. Takipçimizin bu konuda yaşadığı mağduriyeti aynen iletiyorum.

 

"Marketler arasında çok aşırı derecede fiyat fark var. Tamam serbest piyasa deniliyor ama aynı ürün aynı marka arasında ucurumlar var. Bir markette bir çayın fiyatı 300 TL başka markette 360 TL. Ben bu çayın aynısını Düzce'de 275 TL'ye aldım. Arada 80 TL fark var 275 satan da kazanıyor 360 satan da kazanıyor. Bir marketten tereyağ aldım; etiket fivatı 175 TL idi. Kasada 250 TL çıktı. Kasiyere söyledim 75 TL iade etti, dikkat etmeseydim 75 TL haksız kazanç elde etmiş olacaktı."

 

Raf ve kasa fiyatı farkını kimse 'hata' olarak yutmamızı beklemesin... Bence bu düpedüz müşteriyi kazıklama yöntemi...

 

Unutmayalım; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre; raf fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark varsa, tüketicinin lehine olan fiyat uygulanır. Bu hakkınızı kullanın, aksi bir tutum sergileniyorsa mutlaka "Tüketici Hakem Heyetlerine" veya "Alo 175" hattına başvurun. Her alışveriş sonrası fişinizi kontrol edin. Bazen bir ürünün iki kez okutulması yüzünden de fazla ödeme yapmak durumunda kalıyoruz.

 

Fahiş fiyat, gıda denetimi ve etiket oyunlarının, sadece tarım ve ticaret müdürlükleri ya da zabıta denetimiyle çözülecek bir konu olmadığı aşikar... Bitmeyen ve hatta artan şikayetler, ihbarlar; yaptırımların caydırıcı olması gerektiğini gösteriyor.

 

Cezalar caydırmaz, denetimler işe yaramazsa, tüketiciyi kim koruyacak?

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberduzce.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.