Canan Üstüner
Köşe Yazarı
Canan Üstüner
 

ODALAR KİMİN İÇİN VAR?

Bir şehrin nabzı nerede atar? Bana sorarsanız, ne valilikte ne belediyede ne de iktidar partisi binasında… Bir şehrin kalbi, sabahın erken saatinde ‘Bismillah’ diyerek duayla kepengini açan esnafın dükkanında atar.  Meslek ve esnaf odaları da bu nabzı düzenleyen en önemli mekanizmadır. Ancak Düzce’de son yıllarda bu mekanizma sağlıklı işlemez oldu. Siyasetin etkisinin giderek daha fazla hissedilir olması ‘bağımsız’ olması gereken sivil toplumun üzerinde adeta sis bulutu oluşturuyor. Önümüzde hem birlik hem de TSO seçimleri var. Düzce Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği seçimleri mayıs ayında, Düzce TSO’nunki ise ekim ayında… Burada önemli nokta şu; odaların siyasetin şubesi haline getirilmemesi gerekiyor. Temsil makamında oturan, üyelerinin yaşadığı sıkıntıları çözmek adına girişimlerde bulunup onların hakkını en gür sesle savunması gerekirken, bir sonraki dönem "belediye meclis üyesi" veya "milletvekili" olma hayaliyle sessizliğe gömülüyorsa, yerelde karşılaşılan sorunlara yüz çeviriyorsa; bu durum, oturduğu koltuğu “siyasi sıçrama tahtası” olarak görüyor demektir. Özellikle iktidar gücünü arkasına alanların, "Bizim adayımız kazansın ki Ankara ile aranız iyi olsun." vaadiyle seçimlere müdahale etmesi, aslında o odaya ve o şehre yapılabilecek en büyük kötülüktür.  Bugün Düzce sokaklarında esnafa bir dokunsanız bin ah işitirsiniz. "Aidat ödüyoruz ama sesimizi duyan yok!" serzenişi, aslında esnafın derdiyle dertlenilmediğinin resmidir. Şunu herkes kabul eder ki, yanlışa "yanlış" diyemeyen oda, üyesinin hakkını savunamaz. Bir kentin kalkınması için sivil toplumun, siyasetin onay makamı haline gelmemesi yani bağımsız olması lazım.  Özetle; iktidar ya da muhalefet fark etmeksizin, siyasetçiler oda seçimlerinden elini çekmelidir. Desteklenen "güdümlü adaylar" yerine, mesleğin içinden gelen ve derdi sadece hizmet olan isimlerin önü açılmalıdır. Unutmayalım; siyaset geçici, meslek onuru kalıcıdır.
Ekleme Tarihi: 10 Nisan 2026 -Cuma

ODALAR KİMİN İÇİN VAR?

Bir şehrin nabzı nerede atar? Bana sorarsanız, ne valilikte ne belediyede ne de iktidar partisi binasında… Bir şehrin kalbi, sabahın erken saatinde ‘Bismillah’ diyerek duayla kepengini açan esnafın dükkanında atar. 

Meslek ve esnaf odaları da bu nabzı düzenleyen en önemli mekanizmadır. Ancak Düzce’de son yıllarda bu mekanizma sağlıklı işlemez oldu. Siyasetin etkisinin giderek daha fazla hissedilir olması ‘bağımsız’ olması gereken sivil toplumun üzerinde adeta sis bulutu oluşturuyor.

Önümüzde hem birlik hem de TSO seçimleri var. Düzce Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği seçimleri mayıs ayında, Düzce TSO’nunki ise ekim ayında…

Burada önemli nokta şu; odaların siyasetin şubesi haline getirilmemesi gerekiyor.

Temsil makamında oturan, üyelerinin yaşadığı sıkıntıları çözmek adına girişimlerde bulunup onların hakkını en gür sesle savunması gerekirken, bir sonraki dönem "belediye meclis üyesi" veya "milletvekili" olma hayaliyle sessizliğe gömülüyorsa, yerelde karşılaşılan sorunlara yüz çeviriyorsa; bu durum, oturduğu koltuğu “siyasi sıçrama tahtası” olarak görüyor demektir.

Özellikle iktidar gücünü arkasına alanların, "Bizim adayımız kazansın ki Ankara ile aranız iyi olsun." vaadiyle seçimlere müdahale etmesi, aslında o odaya ve o şehre yapılabilecek en büyük kötülüktür. 

Bugün Düzce sokaklarında esnafa bir dokunsanız bin ah işitirsiniz. "Aidat ödüyoruz ama sesimizi duyan yok!" serzenişi, aslında esnafın derdiyle dertlenilmediğinin resmidir.

Şunu herkes kabul eder ki, yanlışa "yanlış" diyemeyen oda, üyesinin hakkını savunamaz.

Bir kentin kalkınması için sivil toplumun, siyasetin onay makamı haline gelmemesi yani bağımsız olması lazım. 

Özetle; iktidar ya da muhalefet fark etmeksizin, siyasetçiler oda seçimlerinden elini çekmelidir. Desteklenen "güdümlü adaylar" yerine, mesleğin içinden gelen ve derdi sadece hizmet olan isimlerin önü açılmalıdır. Unutmayalım; siyaset geçici, meslek onuru kalıcıdır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberduzce.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.